BİLGİSAYARIN TARİHİ

Bilgisayarın tarihi 2000 yıl kadar önce abaküsün icadıyla başladı. Hepimizin ilkokuldan tanıdığı abaküs, tahta bir çerçeveye takılı çubuklardan ve bu çubuklara geçirilmiş boncuklardan oluşur. Bu boncukların sağa sola hareket ettirilmesiyle, kullanıcı temel kuralları kullanarak dört işlem problemlerini rahatlıkla çözebilir. Abaküsün pek çok farklı çeşidi var ve “soroban” adı verilen Japon abaküsleri Japonya’da ve uzak doğuda bazı bölgelerde esnaf tarafından hala kullanılmaktadır.
Tarihten bir ilginç gerçek 12 Kasım 1946 da ABD Ordu Gazetesi sponsorluğunda Tokyo’da bir müsabaka düzenlendi. Hız ve doğruluğun test edildiği, Japon abaküsünü kullanan bir Japonun ve elektrikli hesap makinesini kullanan bir Amerikalı’nın yarıştığı bu müsabakayı abaküs kazandı!
Dünyanın en küçük abaküsü, 1997’de IBM Laboratuarı’ndan James Gimzewiski tarafından geliştirildi. Bu moleküler abaküs, mikroskobik bir yiv boyunca hareket ettirilebilen 10 karbon 60 atomundan oluşuyor.
İlk sayısal mekanik hesap makinesi, 1642’de Blaise Pascal tarafından geliştirildi. Pascal, toplama işlemi yapabilen bu makineyi vergi tahsildarı olan babasına yardımcı olmak için tasarlamıştı. 1672’de Gottfried Wilhelm von Leibniz daha gelişmiş bir hesap makinesi icat etti. Bu makine toplama ve çarpma yapabiliyordu. Pascal ve Leibniz’in prototipleri pek fazla bir yerde kullanılmadı ve o dönemde bu makinelere tuhaf şeyler olarak bakıldı. Bir yüz yıl kadar sonar Thomas de Colmar, toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerini yapabilen ilk başarılı mekanik hesap makinesini üretti.
İngiliz mucit Charles Babbage, genellikle ilk otomatik dijital bilgisayarı ortaya atan kişi olarak kabul edilir. 1830’lu yıllarda Babbege kendi hesaplamalarına dayanarak aldığı kararlara göre temel matematiksel işlemleri kullanmayı hedefleyen, analitik makine (Analitical Engine) adını verdiği mekanik bir cihaz planladı. Babbage’in planları modern dijital bilgisayarların temel öğelerinin çoğunu içeriyordu .
Amerikalı matematikçi ve fizikçi John V. Attanosoff ilk elektronik dijital bilgisayarı geliştiren kişi olarak tarihe geçti. Bu bilgisayarı 1939-1942 arasında öğrencisi Clıfford E. Berryn’in yardımıyla tamamladı ve Atanossof-Berry Computer (ABC) adını verdi. Bu bilgisayarlarda vakum tüpleri kullanılıyordu ve fizikte kullanılan lineer denklem gruplarını çözmek için geliştirilmişti.
1942’de John P. Ekcert, Jhon W. Mauchly ve Pensilvania Üniversitesi Elektrik Mühendisliğindaki meslektaşları bu işi gerçekleştirebilecek yüksek kapasiteli bir elektronik bilgisayar geliştirmeye karar verdi. Bu makine ENIAC (Elektrical numerical integrator and calculator; Elektrikli numerik birleştirici ve hesaplayıcı) adıyla tanındı. Amerikan ordusu tarafından finanse edilen proje, 487.000 dolara mal oldu.
ENIAC, önceki kuşağa ait röleli bilgisayarlara göre 1000 kat daha hızlıydı. ENIAC’ta 18.000 vakum tüpü vardı, 167 metre kareyi kaplıyordu ve 18.000 Watt elektrik tüketiyordu, bir çarpıcıya, bir bölücüye/karekök hesaplayıcıya ve 20 toplayıcıya sahipti.
ENIAC, ilk başarılı yüksek hızlı bilgisayar olarak kabul edildi ve 1946-1955 yılları arasında kulllanıldı. Ancak 1971’de ENIAC’ın temel dijital kavramlarının Jhon V.Attanosoff’un 1930’da geliştirdiği bir bilgisayardan çalındığı iddiası ortaya atıldı. 1973’te mahkeme Attanosoff’un lehinde karar verdi ve ilk dijital bilgisayarın babasının Attanosoff olduğunu açıkladı. Ne kadar büyük ve etkileyici olursa olsun, ilk dijital bilgisayar ENIAC değil ABC’dir.

 

Anasayfa